• Olacak Evelallah!

    • CategoriesAAB

Yedi – Sekiz yaşındayım. Rahmetlik halamın evinde yer sofrasında yemek yerken Schaub Lorenz marka TV’de izliyorum maçı.

Dönemin komikleri nokta ile virgül gibi olan iki basketbolcunun adını ardı ardına söylüyor spiker. Ne enteresan diyor çocuk aklım, Aliço diye isim mi olurmuş?
Hadi oldu, böyle kısa boylu hafif göbekli adam nasıl olurda bu kadar uzun arasından o kadar fazla üçlük gönderir diyorum.

Bir de Hüsnü var. Hem babamın hem de o yaşıma kadar gördüğüm belki de en uzun insanın yani kuzenimin adaşı, Hüsnü.

E zaten armaya aşk doğuştan geliyor. Fenerbahçe basketbol takımına ise bağlılık Aliço ve Hüsnü ile başlıyor.

Gel gelelim bir Efes Pilsen var o dönemlerde ligi silip süpürüyor Avrupa’da göğsümüzü kabartıyor. Maçlarda deliler gibi destekliyoruz ama içimde bir ukteyi taşıyorum.
Sanki Efes’i desteklerken Fenerbahçeme ihanet ediyormuşum gibi geliyor.

Sonra zamanla devreye Kutluay, Erdenay, Topsakal, Dallas, Turner, Tabak, Mc Rea, Abdoulrauf’lar giriyor. Ülker ile birleşiyoruz. Mirsad’lar, Ömer’ler vs ama olmuyor olmuyor.

Kutluay gidip elin Yunan takımını Avrupa şampiyonu yapıyor ve onu da kıskanıyorum.

lasek Ta ki, o koca adam gelene kadar. Kazanmayı değil savaşmayı öğreten adam gelene kadar!

Bugüne kadar bir spor takımında gördüğüm en hakiki yüreği ortaya koyan takımı yaratana kadar!

Final four finalinin son çeyreğine 18 sayı geride girip son beş dakikası 7-8 yaşından beri bugünü bekleyen beni  önce heyecandan, sonra bu takımın cesaretini, ruhunu, inancını görmekten dolayı sevinçten hüngür hüngür ağlatana kadar.

Dün gece ilk defa bir maçı kaybettikten sonra huzurlu uyudum.

Tüm oyuncuların ve koçların hepsinin emeklerine hürmeten ellerinden öperim.

Hiiiç galiptir bu yolda malup diyerek kaybeden psikolojisine girmeyeceğim.

Kupa yoksa eksiğiz.

Geçen sene 4, bu sene 2! Seneye ise Kupa olacak.

Olacak evelallah!

Toggle menu